13 Mayıs 2013 Pazartesi

gurbeti mesken tutan özlem.

naber?
özlediniz mi beni? tabii ki hayır! neden özleyesiniz ki? özlemek için bir neden yok. zaten özlemek falan bunlar duygusal, banal, egzotermik şeyler. kısacası tıraş. 
velhasıl-ı kelam dostlar, ben özledim sizi. aslında sadece sizi değil. genel olarak her şeyi özledim. neredeyse elektrik direğine sarılıp hal hatır soracağım. kış uykusundan uyanmış ayı gibiyim. malumunuz, ayılar kış uykusundayken sıvı ihtiyaçlarını genellikle metabolik sularıyla karşılarlar. ben de uzun süren bu kış uykumda uzun uzun ağzıma metabolik olarak sıçtım. ya da psikolojik olarak. bilemiyorum ama sıçış büyüktü. saçma sapan zamanlardı ama neticede winter is giding hacılar. her kışın sonu bahar dedik ve uyandık! 
özlemlerimden bahsediyordum değil mi? somutlaştırmak gerekirse özlemleri, böyle soğuk bir denize balıklama dalıyormuşçasına özlüyorum. gerçi pek balıklama atlayamadım. göbekleme düştüm ve karnım kızardı çoğunlukla ama siz siktredin, takılmayın böyle şeylere. düşe kalka balıklamayı da öğreniriz elbet! o zamana kadar çivileme röcks!
farkındayım hala özlem sularındayım. an geliyor hayatımda en alakasız yer etmiş insanları özlüyorum. kendileri pek özlengeç insanlar da değiller hani. böyle adeta bir masa gibi, ne bileyim bir silgi gibi yer etmişler hayatımda. çocukluktan kalma durumlar falan. saykolojik açıklamam kendime kalsın da güzel kardeşlerim esas olay şu; summer is coming! (game of thrones'u izlediğimi böyle de gözünüze soka soka belli ederim. gerçi daha 2. bölümdeyim ama coming'lere boğuldum hep! ota boka "x is coming" diyorlar. vay arkadaş bir gelmedi bu x. gurbeti mesken mi tuttun nazlı winter, di gel gari?)
yaz geliyor, yine insanlarda cıbıllaşma var. bunu twitter'da yazmıştım bir ara. yalnız dikkatimi çeken bir şey daha var, insanlardaki cıbıllaşma oranı havanın ısınma oranından daha fazla. yani 5-6 derece daha ısınsa hava demek ki alayımız çıplak gezecek. izmir kordon'da kollarında kolluk takan çocuklar, deniz gevreği satan amcalar (simit değil, gevrek!),(bir de domat mevzuu var. haluk levent'ten gelsin izmir'e; alışamadım ben bu kente), çime değil de deniz yatağına uzanan fıstıklar ve tabii ki süpersonik dubalar! sizi bilmem ama ben kafa olarak galiba sizden ilerideyim. yani mevsimsel açıdan. ben yaza girdim be! içimde o rehavet var yani. evde dal taşak gezmeler, soğuk bira ve balkon! balkon önemli. ve akşam esintisi de önemli. önemli olan bir şey daha vardı ki, yandı, bitti, kül oldu.
böyle sosyal mesaj vermeye de bayılırım. gerçi hayatımda hiç bayılmadım ama olsun. hayatımda kimse de bana "bayım" demedi. ama ben hep baydım. anladın? zaten buraya kadar okuduğuna göre anlamışsındır.
hadi dükkanı kapatıyorum şimdi. daha sonra görüşmek üzere.
annene selam söyle. öpüyorum çok.

1 yorum:

dinlemek lazım.

Loading...

ha? ne?

Fotoğrafım
hayatı ve sonrasını seviyorum.