18 Mayıs 2013 Cumartesi

johnny cash

selam.

size daha önce hiç aşık olmaktan bahsettim mi? pek bahsetmeyi sevmem bu konudan ama hadi size kıyak olsun. son günlerin güzelliği o kadar çok ki, sanki her şeyin toplamı bir şey etmiyor gibi.

size aşktan bahsetmedim değil mi? önce ellerine baktım. çok güzeldi. dokunamadım bu sefer ama. yıllar sonra ilk defa bir ele bakarken korktum. sesini duyuyordum, yüzüne bakamadım.

yüzüne bakamadım ya, sadece susarken değil, konuşurken de bakamadım ona. o belki kıçımın havada olduğunu düşünecektir ama öyle değil. tek hissettiğim büyük bir heyecan, büyük bir korku, zamansız gelen bir his. zaten aşk da zamansız değil midir? zorlayarak gelmez? kabukları sert olmaz, kabuk kırar.

elleri demiştim değil mi? bir yandan da kulağım sesindeydi. o kadar güzel konuşuyordu ki, her "efendim" deyişim aslında o cümleyi tekrar duymaktan kaynaklanıyordu. "çift dikiş" duydum sesini. çift dikiş dinledim. çift dikiş hayal kurup uyandım. sessizliği bile güzeldi. bir ara ona baktım. gerçekten güzeldi.

sonra zaman geçti, bir daha baktım. bunu söylemek zor belki ama, gerçekten güzeldi. aklımdan en basit şarkıların en basit akorları çalıyordu. en basit sözler söyleniyordu içimde. yağmur sanki dışarıda değil de beni ıslatıyordu. ahmakıslatan gibi adeta. bu arada merhaba. ben ahmak. ama mutlu.

şunu söyleyeyim, ben pek de keyifli bir insan değilim. yanımdaki insanlarla konuşamadığım için pek rahatsız olmam. ama sanki ilk defa gibi biriyle konuşamadığım için geçen süre, ilk defa canımı acıtıyor gibiydi. sanki içimde milyon tane söz var ve hepsi tek cümleye sığıyor; hepsi gözlerimden okunuyor. bunu ben demiyorum. başkaları söylüyor.

bunu yazarken bile aklımdan bir şeylerin geçmesi aslında çok şeyi anlatıyor. bir şeyler çok güzel.
hayat, yakalayamasak da yakalasak da çok güzel.
ne olursa olsun;
hayat güzel.
her şey güzel.
her şeye rağmen.
sesler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

dinlemek lazım.

Loading...

ha? ne?

Fotoğrafım
hayatı ve sonrasını seviyorum.