25 Eylül 2014 Perşembe

"mış gibi" yapmanın dayanılmaz hafifliği.

her şey yolunda gidiyor.
eminim güneş bugün daha sıcaktır. gece yine yıldızları tüm ışıltısıyla gösterecek, rüzgar sevdiğim kadının saçlarını hafifçe tarayacak...
yanlış bir şey yok.
gülen yüzler eksik olmuyor masamızdan. sararmış dişlerle birbirine sırıtan güzel yüzler, aynı sarılığa el sallayan ve beyazına elveda diyen kanlı gözler, tüm yumuşaklığı ekmek peşinde kaybetmiş sert eller ve kalpler...
renkler bunlarla daha bir güzel oluyor ki güzel olmalı. nasıl olmasın? kimse halinden şikayetçi değil. bir şükür ki evlere şenlik.
acaba diyorum en baştan mı böyleydi durum yoksa sonradan mı böyle olundu? dünya memleket olarak tiyatral yeteneklerimizi ne zaman böylesine geliştirme ihtiyacı hissettik ya da bu bir zorunluluk mu? düğün günü zafer kazanmışçasına "evet!" diye bağıran kadın ne ara mağlup bir ev kadınına döndü?
doğal döngüsünde olan şeyleri sorgulamak ne kadar doğru bilmiyorum. alışkanlık dediğimiz şeyler üzerimize mıh gibi oturmuş durumda. hal böyle zamanla din kadar katı bir tutuma dönülebiliyor. zor işler velhasıl.
bu yazıyı da niye yazdıysam.
selam olsun sana yarrağım!
uzun zamandır sana böyle hitap etmiyordum değil mi? etmem tabii. artık eskisi gibi davranmıyorum. resmen adam oldum. sistem beni içinde eritip eritip katılaştırdı. süblimleşmeyi subliminal ögelerle hissettim. oğlum, burada hayat çok garip. sakın gelmeyin!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

dinlemek lazım.

Loading...

ha? ne?

Fotoğrafım
hayatı ve sonrasını seviyorum.