20 Mart 2016 Pazar

ruh emici.

''...alışmak mı zor yoksa katlanmak mı bilemedim.''
defterine yazdığı son sözlerdi bunlar. sonrası uzun bir sessizlik ve sessizlikle anlaşamama haliydi. hafta sonu karşısında boş duvarlar, hafta içi karşısında boş yüzler vardı ve tanrı şahidim olsun hayatının hiçbir zamanında böyle boş işler peşinde koşmamıştı.
sahi, ne yapıyordu? 
-
iki kelimeyi bir araya getiremeyecek insanlar için iki kelam laf etmek iş miydi? başkası olsa ''al paranı, bak işine.'' derdi. o, ne parasını aldı, ne de işine baktı. beş kuruş etmeyecek insanlara beş kuruş daha kazandırmak iş miydi? bu ve benzeri kısır döngüler içinde hazır yemekler, birikmiş bulaşıklar ve birkaç bira eşliğinde yaşamaya çalışıyordu. daha doğrusu ''çalışmayla yaşıyordu.''
-
unutmuştu pek çok şeyi.
özgürlüğünü,
sesini,
dostlarını.
sevincini...
hatırlatacak bir ışık arıyordu. belki de güneşin doğuşunu...
-
onun için hiçbir zirve yıldızlardan parlak değildi. 
sonra bir bir yıldızları kaydı. 
sonra ayaklarının altındaki sandalye kaydı.
sonra boynundaki ip...
-
hayat kısa,
insanlar ölüyor.

       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

dinlemek lazım.

Loading...

ha? ne?

Fotoğrafım
hayatı ve sonrasını seviyorum.