10 Nisan 2016 Pazar

kayan yıldız güncesi-1

her pazar gibi, sıradan bir pazardı. güneş varla yok arası, bulutlar griye doğru, hisler pazar ve ertesine kaçan bir tatta... her pazar gibi, kusursuz bir pazardı. kelimeler etmez.
-
yataktan yine acı bir iniltiyle kalktım. uyanmanın verdiği mutsuzluk, yalnız uyanmanın verdiği mutsuzlukla birleşmişti. sahi, ben yalnızdım. solumdaki masa, sağımdaki duvarı selamlıyordu ve ben resmen ''ankara, çekil aradan.'' muamelesi görüyordum. zaten hayattaki tek işim de buydu. koca bir saçmalık.
-
yüz yıkama faslı, yüzsüz bir kahvaltı, bir türlü sevilemeyen uzun metraj yalnızlıklar... çift yumurta kırdığımın dünyasında her şey aksi. ben dahil. daha emekliliğime 30 yıl var ve ben neredeyse emekli albay kıvamındayım. sola dön!
-
bu sıkıcı dünyamda kendim için yeni adımlar atmak zorundaydım. adımlar kolay da yenisi zor benim için. gerçi içince her şey rahat, neyse! uzun lafın adımı, biraz yürümeliydim. hem zaten göbek almış başını gitmiş, yeni bir adam olmuş! hem zaten sürekli oturuyorum, götüm leğene beş kala! hem zaten çok falan ve filan bi' hallardayım. kaldı ki ağlayanım da yok derken attım kendimi yıldız parkı'na.
-
viskim yanımda.
gitarım yanımda.
kağıt ve kalem amenna.
şimdi onlar düşünsün...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

dinlemek lazım.

Loading...

ha? ne?

Fotoğrafım
hayatı ve sonrasını seviyorum.