14 Temmuz 2013 Pazar

bob marley güneşi.

selam canısı. nasılsın? beni sorma. ben tozluyum. sevgili ve biricik yerleşkem iskenderun'a geldiğim günden beri tozsal aktivitelerden tozsal aktivitelere koşuyorum. deli oluyorum. belediye çalışıyor.

bazan kapı sertçe kapanıyor canısı. buna rağmen belediye ısrarla çalışmaya devam ediyor. yılların birikimini bir kazıya ve denizi doldurmaya yatırıyor canım civeleğim. ben üzülüyorum. o üzülüyor. sokaktan geçen teyze üzülüyor. dondurma dişimi sızlatıyor. garip işler bunlar.

diyordum ki, dünya'da güneş en güzel iskenderun'da batar canısı. en turuncu batış burada olur. en turuncu şarkılar burada söylenir. akdeniz akşamları en çok burada kınanır. burada geçmişe doğru umutla özgürlük şarkıları çalınır. çünkü sokaklar eskidir ana caddelerin aksine. dökülen saçma asfaltlar silemez hiçbir anıyı. otobüsler çoğalsa bile minibüslerin sesinde de bir azalma olmaz. duymak istediğini duyar, görmek istediğini görür, yüzmek istediğinde yüzersin ya... deniz hiç eskimez. o sokak lambasının altı hiç aydınlanmaz. kediler vardır.

neden bu ilçeç mahalleye olan sevgim depreşti biliyor musun sevgili canısı? bugün sahile çıktım ve iki bira içtim. bu sefer yalnız içtim. bu sefer güneşi ben batırdım. karşımda oturan kıza baktım, güzeldi. çirkinliğimi ona bakarak yaşadım. küçük şehir samimiyeti var ya hani, onu tüm iliklerimde denizde hissettim.

sen iyi insansın canısı. tadını çıkar iyiliğin. bob marley dinle. batan güneşi izle. yıldızları say. tanrıyı sev.

dinlemek lazım.

Loading...

ha? ne?

Fotoğrafım
hayatı ve sonrasını seviyorum.